büo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2013 Perşembe

Brecht'in Sezuan'ı ve Anlatının Farklı Yorumları

Mimesis Sayı:20






Sezuan'ın İyi İnsanı, Bertolt Brecht'in sanatsal estetiğini, ve sürekli olarak araştırdığı tiyatro-seyirci ilişkisini ve ulaşmak istediği tiyatro anlayışını temsil etmeye aday büyük oyunlarından biridir. Bir Marksist olan Brecht'in tiyatroda var etmeye çalıştığı kapitalizm eleştirisini sistemik açıdan en iyi şekilde ihtiva eden oyunlarından olan Sezuan'ın İyi İnsanı her ne kadar Brecht rejisiyle sahnelenememiş olsa da, yazarın uzun yıllar üzerinde çalıştığı ve oyunda yer alan anlatıyı farklı edebi metinlerinde denediği bir oyundur. Bu bağlamda Brecht'in tiyatro anlayışının olgunluk dönemi özelliklerini taşıyan bir oyun olma niteliğine haizdir.

            Bu yazıda, Brecht’in Sezuan'ın İyi İnsanı adlı oyununun ve oyunda yer alan tiplemelerin dramaturjik çözümlemelerini ve oyunun farklı dönemlerde sahnelenmiş üç farklı yorumunun değerlendirmesini yapacağım. Örnek olarak ele alacağım yorumlar: Giorgio Strehler yönetiminde sahnelenen 1981 tarihli Piccolo Teatro yorumu,[1] Yücel Erten yönetimindeki 2012 tarihli İstanbul Devlet Tiyatrosu yorumu ve Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) 2012 tarihli yorumu olacak.

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Düşünme Yetisinin Biçimlendirilmesi [Telif Tartışmaları]

Mayıs'13







5 Mayıs'ta bu sene 21.si düzenlenen İATG(İstanbul Amatör Tiyatro Günleri) kapsamında "Tiyatroda Telif"[1] konulu bir panel organize edildi. Özgür Eren'in konuyla ilgili sıcağı sıcağına kaleme aldığı yazı da konuşmacıların yaklaşımları, üniversitelerin koşulları ve amaçları, amatör-profesyonel karşılaşmaları ve bütün bunların kapsamında telif meselesi açık bir biçimde ele alınıyor[2]. Bu yazıda değinmek istediğim nokta ise yaklaşık 5 aydır sürmekte olan amatör tiyatrolarda telif meselesine dair üretilen söylemlerin ne şekilde biçimlendiği olacak. Zira bu sürenin sonunda ortaya konulan görüşlerin üzerinden bir analiz yapmak ancak kabil oldu.

18 Aralık 2012 Salı

Akıl Akıl Gel Hukuka Takıl [Telif Tartışmaları]

Aralık'12

Tiyatroda Brechtyen tavra dair:

“… etiyle, kanıyla somut işçileri doğal düşmanlarıyla, yani polisle, gerçek bir çatışmada görünce, kendi kendime hangi yanda olduğumu sormam gerekmiyordu.”
Katalonya’ya Selam-George Orwell

Son bir haftada hararetlenen amatör tiyatrolarda telif tartışmasında, odağın giderek kanunların ve bu konudaki hukukun nasıl yorumlanması gerektiğine dönme riski baş gösterdi. Konunun hukuki boyutunun irdelenmesi, bu konudaki içtihatlara bakılması elbette gerekli ve önemli. Ancak bu tartışmalar yapılırken kaçırılmaması gereken bir nokta var. Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları(BÜO)’nın bu telif mevzuna karşı çıkışı sadece “hukuk bizden yana” algısından değil bununla beraber hatta bundan daha üstün olarak “amatör tiyatroların telif ödemek zorunda bırakılması politik ve teatral etik açısından yanlış olduğu” görüşüne dayanmaktadır. Bir süredir, Shurkamp Verlag-ONK Ajans ikilisinin argümanlarını ulusal ve uluslararası hukuki boyutta incelerken “amatör tiyatrocu” dan “amatör hukukçu” ya doğru evrilmeye başladık. Neyse ki önümüzdeki dönemde İstanbul Barosu ile bu yazdığım “amatör hukukçu” kavramı yüzünden telif tartışmasına girecek olursak belli bir alt yapımız oluşmuş durumda.

13 Aralık 2012 Perşembe

2026′da Görüşürüz Brecht!

Aralık'12

Önümüzdeki yıllarda bir üniversite tiyatrosu olan BÜO’da (Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nda) yaşanabilecek bir “oyun seçme” tartışmasına dair küçük bir kurgu yapmak istiyorum.
———————————————————————————————————-
Bir sonraki sene için üyelerce seçilen oyunlar projelendirilmiş, dramaturjilerine, ele aldıkları meselenin ne derece kulübün gündeminde olduğu veya olmasının amaçlandığına, grubun kadrosuna uygunluğuna, eğitim-araştırma-çeviri alanlarında gruba kazandıracağı teatral deneyime vb. çeşitli kriterlere göre değerlendirilmiş, tartışılmıştır. Toplantı devam etmektedir.
– > Bir saniye arkadaşlar, “telif” meselesi ne olacak?
(Sessizlik)
– > Haydi bakalım, sil baştan… Sayalım bakalım isimleri.
– > Shakespeare : Bu olur, öleli 70 yılı geçti.
– > Lorca: 36′da öldürüldü o, geçti 70 yıl, olur olur. Neredeyse Franco’ya rahmet okuyacağız hale bak!
– > Aristophanes: Onu oynarız da çevirdiğimiz makalelere müstehcen diye saldırıyorlar, araştırma ayağı aksar.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Bu Ayki Devrime Kombine “Bilet”im Var!

Mayıs 2012


Bu yazıyı, üniversite tiyatrolarında oyunları ücretli-ücretsiz oynama tartışmalarına dair yazdığım ilk yazıda eksik bıraktığım noktalardan bir kaçını daha tamamlamak ve bu konuyu üniversite tiyatro şenliklerine sirayet eden haliyle de tartışmak istediğim için kaleme alıyorum. Üniversite şenlikleriyle ilgili olan kısımda temel olarak birden çok grubun kolektif bir biçimde geçen sene yirmincisini düzenlediği İstanbul Amatör Tiyatro Günleri’ni ve bu sene daha minimal ve mütevazı olduğu için Alternatif  Tiyatrolar Buluşması adını alan şenliğimizi ele alacağım. Umarım bu yazı tartışmalara katkı sağlayabilir.

20 Nisan 2012 Cuma

Bu Akşamki Devrime İki “Bilet”im Var!

Nisan 2012



           
Her ne kadar şu sıralarda tiyatro dünyası gündemini işgal eden popüler konu İstanbul şehir tiyatrolarındaki yönetmelik değişikliği olsa da, üniversite tiyatrolarının prömiyerlerini yapmaya başladıkları bu dönemde bir başka tartışmayı da gündeme almak gerektiğini düşünüyorum. Üniversite tiyatroları oyunlarını ve şenliklerini niçin bilet satarak sergiliyorlar? Bu yazıda her sene tekrar tekrar yapılan bu tartışmaya dair görüşlerimi, savlarımı sunacağım. Olgusal açıdan açıklamalar yapabilmek için bu tartışmaları üyesi olduğum BÜO (Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları) üzerinden yürütmeye çalışacağım. Ancak kaleme aldığım bu yazı grup içerisinde tartışılmadığı için  (her ne kadar BÜO oyunları için bilet satan bir grup olsa da) şahsi imzamı taşımaktadır.

26 Mart 2012 Pazartesi

Üniversite Tiyatrolarında “Koro” Kullanıma Dair Notlar

2011



2010-2011 senesi içerisinde BÜED(Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü) Drama Komisyonu olarak yaptığımız Antik Yunan Tiyatrosu çalışmaları bağlamında “koro” nun bir tiyatro oyunu içerisinde var oluşuna dair bir tartışma yürüttük. Bu yazı güncel yorumlarda “koro” nun nasıl yer ettiğine dair bazı gruplar üzerinden gözlemler taşımaktadır. Bu alanda söz söyleyebilmek için oyunların dramaturjisinin, sahnelemelerinin ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir. Ancak bu yazıda böyle detaylı bir incelemeye girişmeden, üniversite tiyatrolarının pratikleri üzerinden bazı yorumlarda bulunacağım. Bu kapsamda Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nın “Lysistrata” ve “Kadınlar Meclisi” oyunlarını, Ege Üniversitesi Tiyatro Topluluğu’nun “Ayak Bacak Fabrikası” oyununu, Anadolu Üniversitesi Yaşayan Tiyatro grubunun “Midas’ın Kulakları” oyununu ve İTÜ Taşkışla Sahnesi’nin “Antigone” sini inceleyeceğim.

Üstün Fikrin Komedisi ve Bir Üniversite Tiyatrosu Olarak BÜO

01.07.2011


Bu yazıda Melih Anık’ın izlemeye geldiği “Kadınlar Meclisi” oyunumuzdan sonra yazdığı yazı üzerinden bir tartışma yürütmeye çalışacağım. Bahsettiğim yazı Aristofanes ve oyunları üzerine detaylı bilgi içerdiği için ben de biraz kendi yaptığımız çalışmalardan, çevirilerden ve özetlemelerden yararlanarak bazı açıklamalarda bulunmak istiyorum. Temel olarak iki nokta üzerinde duracağım: İlki Aristofanes’in teatral anlayışı, oyunlarının yapısı ve bu bağlamda BÜO’nun “Lysistrata” ve “Kadınlar Meclisi” prodüksiyonları, ikincisi ise bir üniversite tiyatrosu olarak BÜO’nun işleyişi ve amaçları.